Engel Tanımayan Kardeşler

İki kişinin kararı sonucu tohumları atılan aile yapısının getirdiği sorumluluk, çocuğun aileye katılmasıyla birlikte biçim değiştirir. Ne var ki umut edilen ve üzerine hayaller inşa edilen çocuk daima sağlıklıdır ve doğum sonrasında ortaya çıkan herhangi bir aksi durumda, aile hazırlıksız yakalanmış ve hayal kırıklığına uğramış hisseder (Eripek, 1996) çünkü ailenin hiç de ön göremediği bu durum bebeklerinin ve ailelerinin geleceği ve hatta ekonomik planlamaları için dahi değişiklikler yapmalarını gerektirecektir (Doğu ve Arslan, 2008).

Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 2002 yılında gerçekleştirdiği Türkiye Engelliler Araştırması sonuçlarına göre nüfusun %12.29’unun engelli olduğu sonucu ortaya çıkmıştır (ÖZİDA, 2002). Bu bilgiye rağmen engelli çocuğu olduğunu öğrenen ailelerin genellikle ilk ve en belirgin tepkileri “şok”dur (Metin, 2001).  Akabinde gelen duygular inkar, üzüntü, kızgınlık, suçluluk, kaygı, beklenmedik krizler, dış dünyanın tutumuyla yüz yüze gelmekten kaçınma, hayal kırıklığı, kendine güven ve saygı duymada görülen düşüştür (Küçüker, 1993).

Ebeveynler engelli çocuklarının ihtiyacı olan desteği sağlamak/sağlayabilmek ile meşgulken evde görünmeyen bir nefes daha vardır; kardeş. Evin bir çocuğu kendi ihtiyaçlarını herhangi bir destek olmadan karşılayamıyorsa, bir diğerinin sahip olduğu bu beceri ebeveynler tarafından abartılı bir yetenek gibi görülebilir. Bu vaziyet çocuğun temel ihtiyaçları olan sevilme, kapsanma, korunma, güvenme gibi duygulardan mahrum kalmasına yol açabilir. Taner (2007), ailesi tarafından yeterli özeni görmeyen çocukların davranış ve tutumların; çocukların sosyal, duygusal ve kişilik gelişimini engellediğini ileri sürmüştür.

Engelli çocukların kardeşlerinin yaşam koşullarının doğal sonucu olarak psikolojik iyi oluşlarının etkilendikleri alan yazında bir çok anlamda üzerine konuşulan bir konu olmuştur. Güncel araştırmalar ve ÇADEM Psikoloji olarak kliniklerimizde edindiğimiz tecrübelerden faydalanarak hazırladığımız “Engel Tanımayan Kardeşler” Projesi’nin temel amacı; engelli kardeşe sahip 11-16 yaş arası çocukların yalnız olmadıklarını anlamalarını, duygularını tanımalarını, onları ifade edebilecek alana sahip olmalarını ve başa çıkma becerilerini kuvvetlendirmeyi amaçlamaktadır.

Grup Terapi Yöntemi
Çözüm Odaklı Grupla Psikolojik Danışma, Destekleyici ve Dışavurumcu Grup Terapisi, Theraplay Grup Terapisi, Farkındalık Temelli Stres Azaltma Grup Etkinlikleri’nden faydalanarak hazırlanmış 8 Oturumluk ve 10 Hafta sürecek bir grup çalışması şeklinde planlanmıştır.

Grup Terapi Oturum İçerikleri
Her bir oturum ayrı bir konu ele alınmaktadır ve her ne kadar her yeni konu bir önceki ile bir sonraki arasında bir bağ görevi görüyor olsa da oturumun konusu kendi içerisinde başlatılıp bitirilir. Süreç; terapi sürecini şekillendirme, terapi sürecinde kendilik algısı, amaç belirleme, çözüm yolları için ipuçları, çözüme doğru ilerleme, bağlanma ve ayrışma (ebeveyn katılımı ile), vedalaşma konularını içeren yedi oturum ve bir terapötik ara olmak üzere tamamında sekiz haftadan oluşmaktır.

Oturumlar bir önceki haftadan o ana kadar geçen sürenin değerlendirilmesinden sonra terapistin o haftanın konseptine uygun yönlendirerek katılımcılara kendilerini ifade alanı yaratması ile devam eder. Her haftanın içeriğine uygun olarak hazırlanmış olan mindfulness ve Theraplay çalışmaları pratikte çocukların farkındalıklarını ve deneyimlerini güçlendirmek adına seçilir ve grupla beraber uygulanır. Böylece çocukların sürece katılımları da güçlendirilmek amaçlanmaktadır.

Katılım Koşulları
Engelli çocukların kardeşlerinin katılabileceği bir terapi olarak düzenlenen grup terapimize, 11 ile 16 yaş arası her çocuğumuz katılabilir. Terapi etkinliği öncesinde çocukların aileleri ile bir ön görüşme yapılacaktır ve aile öyküsüne kardeşi ile olan ilişkisine yönelik detaylı bir bilgi alınacaktır. Gerekli koşullar sağlandığı takdirde aileye etkinlik ile ilgili detaylı bilgi verilecektir.


Engelleri Kucaklayan Anneler

İki kişinin kararı sonucu tohumları atılan aile yapısının getirdiği sorumluluk, çocuğun aileye katılmasıyla birlikte biçim değiştirir. Ne var ki umut edilen ve üzerine hayaller inşa edilen çocuk daima sağlıklıdır ve doğum sonrasında ortaya çıkan herhangi bir aksi durumda, aile hazırlıksız yakalanmış ve hayal kırıklığına uğramış hisseder (Eripek, 1996) çünkü ailenin hiç de ön göremediği bu durum bebeklerinin ve ailelerinin geleceği ve hatta ekonomik planlamaları için dahi değişiklikler yapmalarını gerektirecektir (Doğu ve Arslan, 2008).

Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 2002 yılında gerçekleştirdiği Türkiye Engelliler Araştırması sonuçlarına göre nüfusun %12.29’unun engelli olduğu sonucu ortaya çıkmıştır (ÖZİDA, 2002). Bu bilgiye rağmen engelli çocuğu olduğunu öğrenen ailelerin genellikle ilk ve en belirgin tepkileri “şok”dur (Metin, 2001).  Akabinde gelen duygular inkar, üzüntü, kızgınlık, suçluluk, kaygı, beklenmedik krizler, dış dünyanın tutumuyla yüz yüze gelmekten kaçınma, hayal kırıklığı, kendine güven ve saygı duymada görülen düşüştür (Küçüker, 1993).

Engelli çocuğa sahip ailelerin öncelikli amacı çocuklarını insanca ve konforlu şekilde yaşama hazırlamaktır ne var ki kendiliğinden yorucu bu sürecin içinde aileler kendilerini dinlemeyi unuturlar. Kendinin bilincinde olamayan yorgun bir ebeveynin ne yazıkki çocuğuna destek olmasını beklemek oldukça zordur. Bu yüzden ÇADEM Psikoloji ailesi, hem engelli çocuklarımızın hem de ailelerinin iyi oluşunu göz önünde bulundurarak “Engelleri Kucaklayan Anneler” projesini geliştirmiştir.

“Engelleri Kucaklayan Anneler” Projesi’nin temel amacı; engelli çocuğa sahip annelerin yalnız olmadıklarını anlamalarını, duygularını tanımalarını, onları ifade edebilecek alana sahip olmalarını ve başa çıkma becerilerini kuvvetlendirmektir.

Grup Terapi Yöntemi
Çözüm Odaklı Grupla Psikolojik Danışma, Varoluşçu Grup Terapisi (Logoterapi Grup Terapisi), Farkındalık Temelli Stres Azaltma Grup Etkinlikleri’nden faydalanarak hazırlanmış 8 Oturumluk ve 10 Hafta sürecek bir grup çalışması şeklinde planlanmıştır.

Grup Terapi Oturum İçerikleri
Her bir oturum ayrı bir konu ele alınmaktadır ve her ne kadar her yeni konu bir önceki ile bir sonraki arasında bir bağ görevi görüyor olsa da oturumun konusu kendi içerisinde başlatılıp bitirilir. Süreç; terapi sürecini şekillendirme, terapi sürecinde kendilik algısı, amaç belirleme, çözüm yolları için ipuçları, çözüme doğru ilerleme, bağlanma ve ayrışma (ebeveyn katılımı ile), vedalaşma konularını içeren yedi oturum ve bir terapötik ara olmak üzere tamamında sekiz haftadan oluşmaktır.

Oturumlar bir önceki haftadan o ana kadar geçen sürenin değerlendirilmesinden sonra terapistin o haftanın konseptine uygun yönlendirerek katılımcılara kendilerini ifade alanı yaratması ile devam eder.  Annelerle gerçekleştirilecek mindfulness (farkındalık) etkinlikleri ile başa çıkma becerilerini nasıl kuvvetlendirecekleri ve kendi duygu durumlarını bütün bu dış uyaranlardan nasıl koruyabileceklerini öğretilecektir.

Katılım Koşulları
Çocuklarının ihtiyaçlarına doğru şekilde cevap vermek isteyen ve kendisinin bu konuda desteğe ihtiyacı olduğunu düşünen her engelli çocuk annesi çalışmanın bir parçası olabilir.

Bireysel Eğitim

Bu eğitim bireysel başvurular ile gerçekleştirelecek olan bir eğitimdir, aşağıdaki formu eksiksiz doldurarak eğitim hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. Formun gönderilmesinin ardından ilgili birim tarafından size geri dönüş yapılacaktır.

Eğitim ile ilgili bilgi almak istiyorum